Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/17702 E. 2012/20409 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17702
KARAR NO : 2012/20409
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Sanıklar hakkında : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 134. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, genel kast ile işlenebilen suçlardan olup, sanığın, “kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etme” neticesini bilmesi ve istemesiyle anılan maddenin ilk fıkrasındaki; taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bir özel hayat görüntüsü ya da sesini bilerek ve isteyerek ifşa etmesi halinde anılan maddenin ikinci fıkrasındaki suçun manevi unsurunun oluşacağı; ancak her iki halde de kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerektiği, özel hayat kavramının ise, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerdiği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanıkların, eşyalarını silkelemek ve sigara izmariti atmak suretiyle bahçelerini kirlettiklerini düşündükleri üst kat komşuları katılanın bu davranışlarını kanıtlamak amacıyla, bahçe duvarlarına yerleştirdikleri kameranın yönünü, katılanın oturduğu dairenin dış cephesini görür şekilde ayarlayarak, sürekli ve kesintisiz şekilde çekim yapmaları şeklinde gelişen olayda, sanıkların, katılanın özel hayatının gizliliğini ihlale yol açacak bir görüntü ve/veya sesi kaydetme kastıyla hareket ettiklerine dair dosyaya yansıyan bir delil ya da bu şekilde elde edilmiş bir kayıt bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan yargılama sonucunda, sanıklara yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.