Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/17821 E. 2013/10396 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17821
KARAR NO : 2013/10396
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/2-3, 62, 50/1-d maddelerigereğince mahkumiyet.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sürücü belgesi bulunmayan ve kazadan sonra yapılan ölçümde 0,92.9 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, olay tarihinde kullandığı motosikleti ile karıştığı trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında, üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluştuğunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın güvenli … kullanıp kullanamayacağı konusunda Adli Tıptan görüş sorulması gerektiğine, kanun yollarına başvurma olanağının açık bir şekilde belirtilmediğine, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 50/1-d fıkrasında yeralan “Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya” şeklindeki tedbirde geçen “bir katına” ibaresinin en fazla ceza miktarı kadar süre olarak anlaşılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde, sanığa verilen ceza miktarı aşılarak 40 gün süre ile belirli yerlere gitmekten yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında seçenek tedbir olarak belirlenen 40 günlük sürenin 25 gün olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.