YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17861
KARAR NO : 2013/11851
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme, Suç üstlenme
Hüküm : Sanıklar …, …, … hakkında beraat
Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 270/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık …’nın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili, sanıklar …, …, … ve …’un beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili, suç üstlenme suçundan sanık …’un mahkumiyetine ilişkin hüküm ise katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A- Katılan vekilinin sanık … hakkındaki suç üstlenme suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) adli para cezasının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 16.03.2010 tarihinden verilen 500.00 TL’den ibaret mahkumiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından sanık müdafiin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
B- Katılan vekili ve sanık müdafinin, sanık …’nın mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekili ile sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, iş makinesi kullanma belgesi olmayan 1983 doğumlu sanığın idaresindeki paletli iş makinesi ile şantiye alanında açılan kanal kenarında çalışırken, aracı kanal içine düşürmesi sonucu kanal içinde çalışan işçinin ölümüne neden olması şeklinde gelişen olayda, kusur durumu, suçun işleniş şekli, sanığın suçtan sonraki davranışları suçtan meydana gelen zararın ağırlığı maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden temel cezanın asgari hadden tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
C- Katılan vekilinin, sanıklar …, …, … ve …’ün beraatlerine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde sanıklardan şantiye şefi olan …’ın gerekli denetim ve kontrol görevini yerine getirmediği, taşeron firma ortakları sanıklar … ve …’ün işçi ile ekskavatör arasındaki gerekli mesafenin korunmasına dikkat etmeyip çalışan kepçe operatörüne bir yardımcı görevlendirmedikleri, sanık … ise iş makinesi kullanma belgesi olmasına rağmen kendisinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek iş makinesini kullanmayıp tecrübesiz sanığa kullandırdığı görülmekle, sanıkların eylemleri meydana gelen sonuç arasında illiyet bağının olduğu ve bu suretle kusurlu oldukları dikkate alınmaksızın, mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.