Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/18118 E. 2013/11759 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18118
KARAR NO : 2013/11759
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanık … … hakkında; beraat
Sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanıklardan …’un beraatine, sanık …’ın ise mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklardan Şerife …’un beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu, …Evden Eve Taşımacılık Şirketi’ne ait … ve ekipman ile adı geçen şirket adına çalışan sanık …’ın olay yerinde bulunan yol kenarında asansör ile eşya indirdiği sırada, dördüncü kat hizasında, asansörün sepetinin içerisinde bulunan karton tamburun aşağıdan geçmekte olan şikayetçinin üzerine düşmesi, şeklinde meydana gelen olayla ilgili olarak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanıklardan …’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılan vekilinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
2- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralı sayısı ve yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tamamen kusurlu
olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, mağdurun yaralanma derecesi ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.