Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/18526 E. 2013/10843 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18526
KARAR NO : 2013/10843
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında;Taksirle öldürme suçundan: 5237 sayılı TCK’nın85/1 maddesi gereğince mahkumiyet
6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan; 13/1, TCK 52/2 maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Sanık … hakkında: Beraat

Sanık …’ın taksirle öldürme suçundan beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından; sanık …’ın taksirle öldürme ve 6136 sayılı kanuna aykırılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık … müdafii tarafından tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Taksirle öldürme suçundan Sanık … hakkındaki beraat ve … hakkında 6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyete ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Sanık … hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık … müdafiinin eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle sanık … hakkındaki beraat, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Taksirle öldürme suçundan sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar … ve …’ın ölen … ve oğlu … ile aralarında dünürlük ilişkileri nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü sanıkların ölenin oğlu ile birlikte yaşadığı evlerinin önüne gidip tartışmaya başladıkları, sanık …’ın … ile tartıştığı, tartışmanın arbedeye dönüştüğü, yaşanan arbede sonucu sanık …’ın aracından silah alması üzerine, ölen …’ın…’ın elinden silahı almak için elini tuttuğu sırada yere yığılıp kalp krizi geçirip öldüğü olayda; 18.03.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda olayın kasten yaralama olarak kabulü halinde olay ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu belirtilmiş ise de; ölenin oğlu olan …’ın aşamalardaki ifadesinde… ile aralarında yaşanan tartışma ve arbede sırasında…’ın araçtan silah aldığını gören babasının…’ın elini tuttuğu sırada yere yığılıp kaldığını, olayı gören tanık …’in, … ve Turgay arasında tartışma yaşandığını, ölenin sanık …’ın elindeki silahı almaya çalıştığı sırada yere yığılıp kaldığını beyan ettikleri, sanık …’ın ölene karşı herhangi bir müessir fiilde bulunduğuna ilişkin beyanlarının bulunmadığı, dikkate alındığında; sanık …’ın ölene karşı yaralama kastı ile hareket ettiğini gösteren bir eyleminin ve meydana gelen ölüm nedeniyle sanığa atfedilecek kusurunun bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, somut olayda, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin ve dayanaklarının gösterilmemesi suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.