Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/19010 E. 2013/8525 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19010
KARAR NO : 2013/8525
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm :Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kolluk görevlilerince düzenlenen 06.11.2007 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında; sanık …’ın akli dengesinin yerinde olmadığı, şahsın sürekli olarak Side Selimiye Mahallesi içerisinde dolaştığının ve tarihi taşlara bakarak kendi kendine konuştuğunun belirtilmesi, sanığın, peygamber olduğunu, taş üzerinden görünüş itibariyle kötü olan tarihi eserleri, güzel görünmeleri için boyadığını, taş üzerinde dünya haritası şekli olduğunu ve taşın uçtuğunu ifade etmesi karşısında; sanık hakkında her ne kadar 18.02.2008 tarihinde işlediği kasten öldürmeye teşebbüs suçu ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11.02.2009 tarihli adli raporda sanığın bu suç nedeniyle cezai ehliyetinin tam olduğuna dair rapor celbedilerek dosya içerisine konmuş ise de, TCK’nın 32. maddesi kapsamında isnat yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair raporun, her suç açısından ayrı ayrı olmak üzere ve suç tarihi belirtilmek suretiyle alınması gerektiğinden sanığın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevkinin sağlanarak, suç tarihleri ve suçlar açıkça belirtilmek suretiyle TCK’nın 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kolluk görevlilerince düzenlenen 06.11.2007 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında; “Side Beldesi 1. Derece Sit alanı içinde anıtsal çeşmenin yaklaşık 10 metre güneyinde antik duvar üzerinde kaçak kazı yapıldığı, duvar üzerinde yaklaşık 2×1 metre ebadında duvar taşının kazı yapmak suretiyle yerinden çıkartıldığı, kazıda kullanılan herhangi bir malzemeye rastlanılmadığı, olay yerinde şüpheli olarak görülen …’ın söz konusu kaçak kazıyı kendisinin yaptığını, duvar üzerinden çıkarılan taş üzerinde dünya haritası şekli bulunduğunu, bu nedenle çok değerli olduğunu ifade ettiği”nin;
14.12.2007 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında; ”Devlet agorası giriş ve iç yan yüzlerinde kırmızı sprey boya ile görünür derecede boyandığı, yine Side Antik kenti içerisinde sütunlu caddede bulunan tarihi direklerin üzerinin sarı sprey boyayla boyanarak işaretlendiği ve numaralandırıldığı, yine sütunlu cadde içerisinde bulunan tarihi eser değeri olan taşların üzerinin siyah ve yeşil boya ile boyanarak zarar verildiği, Side Antik Tiyatrosu önünde bulunan tarihi taşlarının üzerleri siyah sprey boya ile değişik şekillerin yapıldığının ve boyandığının” belirtilmesi; sanığın soruşturma aşamasında alınan 06.11.2007 ve 14.12.2007 tarihli beyanlarında balta kullanarak taşı, toprağın altından düzlüğe çıkarttığını, tarihi eserleri koruma ve görünüş itibariyle kötü olan yapıları daha iyi görünmeleri için boyadığını ifade etmesi, keza kovuşturma safhasında talimat mahkemesince alınan 09.09.2009 tarihli beyanında bir direği ve bir kaç taşı çizdiğini, bunları rahatsızlandığı için yaptığını samimi bir şekilde ikrar etmesi,
31.07.2009 tarihinde mahkemece olay mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 11.11.2009 tarihli raporda; taşların kısmen oynadığına ve yağlı boya ile boyandığına dair tespite yer verilmesi ancak hükme esas alınan ve arkeolog tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda eserlerde boyama suretiyle oluşan tahribata ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmamış olması karşısında, bilirkişiden bu hususta ek rapor alındıktan sonra eylemin 2863 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerirken eksik inceleme ile yazılı şekilde beraate karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.