YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19473
KARAR NO : 2013/13400
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; sanığın sevk ve idaresindeki otomobille, Ethem Efendi caddesini takiben seyir halindeyken, sola dönüşle tek yönlü sokağa ters yönden giriş yapması üzerine, ışık kontrollü yaya geçidinden yayalara yanan yeşil ışıkta yolun karşısına geçmekte olan mağdur yayaya çarparak, onun basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasına konu olayda; mağdurun, sürücüsü bayan olan… plakalı aracın sol ayak bileğine çarptığını beyan etmiş bulunmasına, mağdur hakkında düzenlenen doktor raporunda, mağdurun sol ayak bileğinde yumuşak doku travması oluşacak şekilde yaralandığının belirlenmiş olmasına, sözü geçen aracın, çalıştığı firma tarafından kendisine tahsis edildiği yönündeki sanık savunmasına, gerek sanığın, gerek sanığın savunmasını doğrulayan kardeşi ile eniştesi tanıkların, kaza gün ve saatinde, iddiaya konu güzergahtan geçmemiş olduklarını beyanla birlikte aynı mahalde, bahse konu araçla seyir ettiklerini ifade etmiş olmalarına, her ne kadar tanıklar, olay günü, sanığın yönetimindeki otomobilde yolcu olarak bulundukları süre içerisinde kazaya karışmadıklarını beyan etmiş iseler de, her iki tanığın, gün içerisinde, kesintisiz biçimde ve sürekli sanıkla beraber olmadıklarının kendi ifadelerinden anlaşılması karşısında, sanığı öncesinde tanımayan ve ona iftira atması için sebep bulunmayan mağdurun beyanlarına nazaran, tanık anlatımlarına üstünlük tanınamayacak olmasına, mahkemece 04.12.2009 tarihinde icra edilen keşif esnasında, mağdur tarafından, 2,5 metre arayla, aynı hizada, iki farklı çarpma noktası gösterilmiş ise de, kazanın olduğu tarih ile keşif tarihi arasındaki süre nazara alındığında, bu durumun, mağdurun beyanlarında çelişki olarak değil, beşeri yanılgı olarak değerlendirilebilecek olmasına, trafik kazalarının ağırlıklı olarak trafik kurallarına uyulmamasından kaynaklandığı dikkate alındığında, mahkemenin “iddia edilen Ethem Efendi caddesinden fırın sokak istikametine trafik akışının bulunmayışı, bu cadde üzerinden çift yönlü trafiğin çalıştığı ve caddenin orta kısmının kalın ve sarı devamlı çizgilerle kaplı olduğu, seyir halindeki araçların fırın sokağa giriş yapmalarının trafik kuralları gereği mümkün olmadığı” şeklindeki gerekçesinde isabet bulunmamasına göre; kazanın meydana geldiği yer, zaman dilimi ve trafiğe çıkan … yoğunluğu da göz önüne alındığında, mağdurun yaralanmasına sebebiyet veren aracın, sanık yönetimindeki otomobil olduğunda kuşku bulunmadığı halde, sanığın sabit olan eylemine uyan TCK’nın 89/1, 22/3 maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine, kendisini cezalandırılmaktan kurtarmaya yönelik soyut sanık savunmalarına ve taraflı tanık anlatımlarına itibar edilip, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.