Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/19608 E. 2013/10287 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19608
KARAR NO : 2013/10287
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK’nın62, 52/2, 53/1, 51/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Tebliğname Düşünce : Onama

2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tespit tarihinde inşaatı devam eden evini, keşif tarihi itibariyle bitiren sanığın pişmanlığını dile getirmemesi ve orman sınırları içerisine ev yapmış olduğu dikkate alındığında hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmayacağının düşünülmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinde, İstanbul 3 no’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 15.11.1995 tarih, 7755 karar sayılı kararına göre İstanbul Kuzey Kesimi – … kuşağı 1 nolu doğal sit alanı alarak tespit, tescil ve ilanına karar verilen Beykoz ilçesi sınırları içerisinde … Köyü, Keser Caddesi no: 3 adresinde bulunan arazide, sanığın, mevcut evinin arka kısmını yıkarak iki katlı, çatısı ondülin örtülü, PVC dış doğramalı, sıva ve montalamasını yapmak sureti ile inşai faaliyette bulunduğu, söz konusu inşai faaliyetin herhangi bir ruhsat ve izin başvurusunun bulunmadığı, bu nedenle suç tarihinde ihbarda bulunan kurum görevlileri tarafından tespit tutanağı düzenlendiği, sözü edilen yerin, harita mühendisi raporunda, Kurulun, 1995/381-7755 sayılı kararına göre korunması gerekli I. Nolu Doğal sit alanı içerisinde 2. derece sit alanı olduğu ve orman alanı içinde olduğuna dair tespitte bulunulduğu, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarına göre, davaya konu eylemin, tapusuz alanda ev yapma olarak nitelendirildiği, eylemin sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunduğu ve yapı tespit tutanağı ile yapının bitirilme tarihinin uyumlu olduğunun görüldüğü, eylemin, doğal yapının bütünselliğini bozucu nitelikte olduğu, ilave inşaatın kaldırılması halinde fiili durum nedeniyle doğal yapının eski haline gelmesinin mümkün olmadığı hususlarının tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
2- Sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapse hükmedilen ve cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/7-8. maddeleri yerine TCK’nın 52/7-8. maddeleri uyarınca denetim sonrası ihtarat yapılarak uygulanması gereken kanun maddesinde yanılgıya düşülmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesine ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” ibaresiyle, hüküm fıkrasının (4). bendindeki “TCK’nın 52/7 ve 52/8 ” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “TCK’nın 51/7 ve 51/8” fıkrasının eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.