Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/20018 E. 2013/10492 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20018
KARAR NO : 2013/10492
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 62, 52/2. maddeleri gereğincemahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gündüz saat 19.00 sıralarında sürücü belgesiz sanığın, yönetimindeki kamyonet ile, meskun mahalde, iki yönlü, 7,2 m. genişliğindeki yolda seyir halinde iken, kendisi ile aynı istikamette önünde seyir etmekte olan ve trafiğin durması nedeniyle duran önündeki minibüse arkadan çarpması sonucu, çarptığı araçta yolcu olarak bulunan müştekiler… ve …’in basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralanmalarına neden olması şeklinde gerçekleşen olayla ilgili düzenlenen iddianamede, iki müştekinin de yaralandığı ve şikayetçi oldukları belirtildiği halde sevk maddesi olarak TCK’nın 89. maddesinin 4. fıkrası yerine 1. fıkrası gösterilerek asliye ceza mahkemesi yerine görevsiz olan sulh ceza mahkemesine dava açılmış ise de, müşteki …’ in kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçtiği ve sanığın da vazgeçmeyi kabul etmediği yolunda bir beyanının bulunmadığı, vazgeçmeyi zımnen kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, dolayısıyla sulh ceza mahkemesinin görev alanında kalması ve dosyanın geçirdiği safahat ve meydana gelen olayda tam kusurlu olan sanık hakkında temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamış; taksirle yaralama suçu uzlaşma kapsamında olup tarafların kolluk tarafından düzenlenen uzlaşma teklif formlarını imzaladıkları ve kolluk beyanlarında uzlaşmak istediklerini beyan ettikleri görülmekte ise de, fiilen uzlaşmanın gerçekleşmeyip müştekinin şikayetinin devam etmiş olması ve sanığın gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında müştekinin zararını giderme yönünde bir girişiminin bulunmaması, giderdiğine dair bilgi ve belge de olmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik incelemeyle karar verildiğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine; mahalli Cumhuriyet savcısının, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ve mağdur …’ın yaralanması yönünden hüküm kurulmadığına ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, isteme aykırı olarak ONANMASINA, 18/04/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.