YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20335
KARAR NO : 2012/20950
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1,4, 53/6, 179/2, 50, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu,25.11.2008 tarihinde verilen 600 TL.’den ibaret mahkumiyet hükmüne karşı, suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından sanık ve müdafinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Taksirle yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiği kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında TCK 22/3 maddesi gereğince artırım yapılmaması ve temel ceza tayin edilirken asli ve tam kusurlu sanık hakkında asgari hadden uzaklaşılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere,mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,incelenen dosya kapsamına göre sanık vekilinin kusur durumuna, lehe hükümlerin uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulanan kanunun gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. Maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8 maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeninden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda ,aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yetkiye istinaden, hüküm fıkrasına TCK’nın 89/1-4. maddelerinin önüne 5237 sayılı TCK ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.