Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/20710 E. 2013/12778 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20710
KARAR NO : 2013/12778
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm :Beraat

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, üst Cumhuriyet savcısı ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.) Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün ve 167/222 sayılı kararında belirtildiği üzere Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılarının yargı çevresindeki Asliye ve Sulh Ceza Mahkemelerinin hükümlerine karşı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 18.05.2009 tarihinde verilen hükme karşı 25.06.2009 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2.) Katılan kurum vekilinin, sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
TCK’nın 179/1. maddesinde tanımlanan suç, seçimlik hareketli bir suç olup; kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hâle getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olunması ile oluşur. Niteliği itibariyle somut tehlike suçu olan ve TCK’nın 179/1. maddesinde tarif edilen suçun oluşabilmesi için, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından objektif olarak bir zarar tehlikesi ile karşı karşıya kalmaları yeterli olup, ayrıca zarar neticesinin gerçekleşmesi şart değildir.
Hareketin kişiler üzerinde gerçek bir tehlike oluşturup oluşturmadığı, somut olayın özellikleri nazara alınarak hâkim tarafından araştırılıp tesbit edilecek, somut bir tehlikenin doğup doğmadığı konusunda değerlendirme yapılacaktır. Maddede tanımlanan suçun manevi unsuru kast olduğundan, suçun oluşabilmesi için sanığın isteyerek gerçekleştirdiği eylemin, öngörülen tehlikeyi yaratacağını bilmesi gereklidir.
Somut olayda; Fatsa-Ordu arasındaki … Sahil Yolunun tamamlanmasıyla birlikte Yassıbahçe Köyü ile otoyol arasında bağlantı sağlayan tali yolun, … tarafından, otoyoldaki trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla bariyerle kapatıldığı, sanıkların köyleri ile il ve ilçe merkezleri arasında ulaşımı sağlayan başka yollar da bulunmasına rağmen, diğer yollara nazaran daha kaliteli olması ve mesafeyi kısaltması nedeniyle, Karayolları Şube Müdürlüğü’ne yaptıkları girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine, bağlantı yolu ile otoyol arasına konulan bariyerleri yetkili merciin bu konuda alınmış bir kararı olmadan izinsizce sökerek, otoyola ulaşmalarını sağlayan tali yolu faaliyete geçirdikleri, otoyoldaki hız limiti ve sürücülerin, nitelik ve özelliği itibariyle yola olan güven nazariyesi göz önüne alındığında, sanıkların söz konusu eylemlerinin trafik güvenliği açısından tehlike yaratacak nitelikte olduğu ve somut tehlikenin gerçekleştiği gözetilmeksizin sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

5237 sayılı TCK’nın 179/1. maddesinde yer alan “Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hâle getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan ….…” kişinin cezalandırılacağı şeklindeki düzenleme karşısında, sanıkların ikamet ettiği Yassıbahçe Köyü ile … Sahil Yolu arasında önceden beri herkesçe kullanılan yolun, sahil yolu inşaatının tamamlanmasından sonra yetkililerce bariyerle kapatılması sebebiyle mağduriyet yaşayan sanıkların, kısa olan söz konusu yolu yeniden kullanabilmek amacıyla çelik bariyerleri kaldırarak yeniden ulaşıma açmaları ile sonuçlanan olayda, sanıkların eyleminin maddede sayılan “var olan işaretlerin değiştirilmesi, kullanılamaz hale getirilmesi, yanlış işaret verilmesi, yol üzerine bir şey konulması ya da teknik işletim sistemine müdahale edilmesi” niteliğinde olmadığı, sanıkların eyleminin … Sahil Yolunun kullanılmasına herhangi bir etkisi bulunmayıp,
ancak kabahat niteliğinde bir eylem olarak nitelendirilebileceği, bu nedenle yerel mahkemenin beraat kararının onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne muhalifiz.