YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20928
KARAR NO : 2013/13565
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1942 doğumlu …’ın oğlu olan katılan …’ın beyanına göre, sırt ve göğüste ağrı nefes darlığı yakınmalarıyla, tedavisi için saat 14.30 da gittiği özel klinikte, pratisyen hekim olan sanık tarafından, beyanına göre sol karın bölgesindeki ağrı şikayeti üzerine, çekilen ultrason ve elle muayene sonrasında, taşlı kolesistit tanısıyla, ameliyat olması gerektiği söylenerek ve ilaç yazılarak hastanın ayakta tedavisinin sona erdirildiği, aynı gün ilaçları kullanan …’ın saat 21.00 de evde iken hayatını kaybettiği, yapılan otopside ölüm nedeninin kalp kası rüptürüne bağlı olarak kalp tamponad hastalığı olduğunun tespit edildiği,
22.11.2007 tarihinde soruşturma dosyasını inceleyen adli tıp uzmanının “ölenin taşlı kese septomlarına ek olarak iskemik kalp hastalığı veya myokard enfarktüsü şikayetleri ilede başvurmuş olması gözetilerek bunlar ekarte edilmeden taşlı kese tedavisine gidilmesinin kusur yönünden değerlendirimmesi gerektiği” şeklindeki raporu sonrasında İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun 3. Adli Tıp ihtisas Kurulu’nun 13/02/2008 tarihli “1942 Doğumlu … ın yapılan otopsiye göre kalp kası rüptürü sonucu kalp tamponadından öldüğünün bildirildiği gerekli tetkikler yapılarak tanı koyulup tedavi başlaması halinde dahi kişinin ölümü ile sonuçlanabilecek nitelikte ağır bir tablonun başlangıç döneminde ve tıbbi belgelere göre sağ bel bölgesinde ağrı, kişinin yakının ifadesine göre sırt ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı yakınmaları ile 30/08/2007 tarihinde baş vurduğu hekimin ultrasonografi yaparak otopside tesbit edilen safra kesesi taşını gördüğü, buna yönelik tedavi verdiği, ancak belirtilen yakınmalar olan kişide ayırıcı tanıda kalp hastalığı düşünülerek buna yönelik tekiklerinde yapılması gerektiği hekimin eyleminde eksiklik olduğu” yönündeki ve Yüksek Sağlık Şurası’nın 7-8 Ocak 2010 tarih 284 toplantı sayılı 12401 karar sayılı “Dosyadaki bilgi, bulgu ve belgeler değerlendirildiğinde hastaya konulan taşlı kolesistit ve dispepsitit ve dispepsi tanıları doğru olmakla birlikte, bu hastalıkların ayırıcı tanısında yer alan koroner kalp hastalıklanın da ayrıca tanıda düşünülmesi gerektiği, hastanın erken tanı
konulsa bile ölümle sonuçlanabilecek bir hastalığın başlangıcında başvurduğu, bu durumda doktorun ayırıcı tanıya uygun tahlil ve incelemeyi yapmadığı ve tanıyı koyamadığı cihetle eyleminde eksiklik olduğuna, ancak bu eksiklikle ölüm arasında illiyet bağı kurulamayacağı” yönündeki raporları ve tüm dosya kapsamı yapılan yargılamada suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin kusur durumuna yönelik temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.