Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/20958 E. 2013/10277 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20958
KARAR NO : 2013/10277
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-e, 62 , 50/1-e maddeleriuyarınca mahkumiyet.
Tebliğname Düşünce : Bozma

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 50/1-e maddesinde düzenlenen, ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına dair seçenek yaptırımın, atılı suçun ehliyet veya ruhsatla ya da meslek ve sanatın icrasıyla bağlantılı olması halinde uygulanabileceği, ayrıca maddede yazılı olan ehliyet ve ruhsatın, bir meslek veya sanatı yapmaya yetki veren belge anlamında değerlendirilmesi gerektiği, sürücü belgesinin ise aynı Kanunun 53/6. maddesi de nazara alınarak, bu belgelerden kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkındaki cezanın TCK’nın 50/1. maddesinde sayılan diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5320 sayılı Kanunun 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinin “Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır” yönündeki açık hükmü karşısında, katılan vekilinin CMK’nın 239. maddesi uyarınca baro tarafından atanmış olması nedeniyle, söz konusu ücretin, sanıktan yargılama gideri olarak tahsili gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.