Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/21311 E. 2013/14173 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21311
KARAR NO : 2013/14173
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanıklar …, …, …, …, … haklarında; TCK’nın 85/2, 62/1, 51/1-3-7-8 maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme.

Taksirle Öldürme suçundan sanıklar …, …, …, …, …’ın mahkumiyetlerine, sanıklar …, …, …, …, …, …’in beraatlerine ilişkin hükümler sanıklar …, …, …, … ve … müdafileri ile katılanlar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın nüfusa kayıtlı bulunduğu “Aydın – Yenipazar” ile sanık …’nin nüfusa kayıtlı bulunduğu “Donduran köyü” nün gerekçeli karar başlığına yazılmaması mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak kabul edilmiş, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 maddesi gereğince hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenlerin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …, sanık …, sanık … ve sanık … müdafileri, ile katılanlar vekilinin sair, sanık … müdafinin, TCK’nın 50/1 ve CMK’nın 231 maddelerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Aydın Yenipazar … Sol Sahil Sulama Birliğine ait ekip ve ekipmanlar ile Donduran Köyü Beylik Ovası mevkiinde … nehrinin sularını kurutma kanalına aktarılma inşaatında kurutma kanalına boru döşemek için kanal açılıp, boruların yerleştirilmesi sırasında açılan kanalın yan tarafının çökmesi sonucu toprak altında kalan iki işçinin ölümü ile sonuçlanan olayda, dosya içerisinde mevcut inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 15.05.2007 tarihli raporda, olayda ölenlerin ve sulama birliği encümen üyeleri ile teknik işler müdürü sanık …, operatör amiri sanık …, operatör …, ölen …’nun işvereni olan sanık … Vasfı Yıldırım’ın asli kusurlu olduğunun, kovuşturma aşamasında alınan iş güvenliği bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17.04.2008 tarihli raporda, sulama birliği başkanı sanık … ile encümen üyeleri sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın asli kusurlu, teknik işler müdürü sanık …’nın tali kusurlu olduklarının, sanıklar …, … ve …’ın ise kusurlarının bulunmadığının, Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku öğretim görevlisi bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22.12.2009 tarihli raporda ise, sanıklar …, … ve …’ün kusurlu oldukları, encümen kurulu üyelerinin ise kusurlarının bulunmadığının belirtilmesi karşısında, kusur konusunda oluşan tereddüt ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, sanıkların olay nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığının kesin olarak tespiti için iş güvenliği uzmanı, iş hukuku konusunda uzman hukukçu ve inşaat mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden sanıkların sıfat ve konumları ile illiyet bağı da gözetilerek önceki raporlar da değerlendirilip tartışılarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, sonucuna göre de tüm sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nın 22/4-5. fıkralarına göre taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek cezanın failin kusuruna göre belirleneceği ve birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkesin kendi kusurundan dolayı sorumlu olacağı ve cezalarının da kusura göre ayrı ayrı belirleneceği hükmü nazara alınmaksızın, asli kusurlu olan sanıklar ile tali kusurlu sanıklar hakkında aynı miktarda cezaya hükmedilmesi,
2- Hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında TCK’nın 51/6 maddesi gereğince denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülük belirlenip belirlenmeyeceği, sanıklara rehberlik edecek uzman bir kişi görevlendirilip görevlendirilmeyeceği hususuna hüküm fıkrasında yer verilmemesi,
3- Sanık … hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin TCK’nın 85/1 maddesi olarak yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar …, …, …, … ve … müdafileri ile katılanlar …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.