YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21499
KARAR NO : 2013/12803
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 2873 sayılı Kanuna aykırılık, hakkı olmayan yere tecavüz
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu; 09.09.2010
Hüküm : 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 2873 sayılı Kanuna aykırılık suçları hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
Hakkı olmayan yere tecavüz suçu hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 154/1-2, 62/1, 52/2, 50/1-a, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 2873 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Keşif tarihinde mera alanına vaki tecavüzün devam ettiğinin belirlenmesi karşısında; temadi eden hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden sanık hakkında iddianame ile dava açıldığı tarihte hukuki kesintinin oluştuğu, suç tarihinin iddianamenin düzenlendiği “09.09.2010” tarihi olduğu, 2863 ve 2873 sayılı Kanunlara aykırılık suçları yönünden ise suç tarihinin “20 yıl ve öncesi” olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında tüm suçlar yönünden “24.11.2009” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 26.06.1993 tarih ve 1493 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen, Bakanlar Kurulu’nun 17.03.2006 tarih ve 2006/10122 sayılı kararı ile de, Sultan Sazlığı Milli Park alanı ilan edilen yerde bulunan, Kayseri İli, Yeşilhisar İlçesi, Ovaçiftlik Köyü, 456 numaralı mera parseli içinde, Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu görevlileri tarafından, bir kısım izinsiz yapıların bulunduğu tespit edildiği, 11.01.2011 havale tarihli, inşaat ve çevre mühendisleri ile peyzaj mimarından oluşan bilirkişi kurulu raporuna göre, taşınmazın üzerinde tek katlı, yığma bir yapı ile yine tek katlı kerpiç samanlık ve tek katlı kerpiç tuvalet bulunduğu, yapıların yaklaşık 20 yıl önce yapıldığı, yapıların, bakımsız ve atıl durumda olduğu, etrafının tel örgüyle çevrildiği, köyün yerleşim düzeni, köy hayatı ve sosyo-ekonomik yapı incelendiğinde, köy siluetini bozacak her hangi bir yapılaşmanın olmadığı, dava konusu taşınmazı çevreleyen tel örgülerin, yükseklik ve kullanılan
malzeme açısından, çevreye görüntü kirliliği vermediğinin bildirildiği anlaşılmış olup, “Sultan Sazlığı Milli Parkı”sınırları ile aynı zamanda 1. derece doğal sit alanı içerisinde bulunan dava konusu taşınmazda sanık tarafından gerçekleştirilen izinsiz uygulamalar, 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunmakla birlikte, söz konusu imalatların yapılış tarihleri nazara alındığında, sit alanı tescil kararından önce yapıldığı, yine sanıkların Sultan Sazlığı Milli parkı sınırları dahilinde izinsiz olarak gerçekleştirdikleri uygulamaların inşa tarihlerinin, dava konusu yerin Bakanlar Kurulunun 27/02/2006 tarih ve 2006/10122 sayılı kararı ile “Milli Park”olarak tespitinden önce olduğu, dolayısıyla 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 2873 sayılı Kanunun 21. maddesine aykırılık suçlarının unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın anılan suçlar yönünden beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmış olup, tebliğnamede daha ağır suç olan 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş olup,
Soruşturma evresinde ve yargılama aşamasında mahkemece icra edilen keşifler ve bu keşiflere katılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar ile sanık tarafından köy tüzel kişiliğine ait olan ve öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunan mera arazisinin bir kısmını izinsiz olarak işgal ettiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin beraat kararlarının kanuna aykırı olduğuna, sanığın suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak sanık hakkında tayin edilen hapis cezası asgari hadden belirlendiği halde, aynı gerekçe ile tayin edilen adli para cezasının asgari hadden fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının B-1 paragrafındaki temel adli para cezası miktarının 5 tam gün olarak, B-2 paragrafındaki takdiri indirim uygulandıktan sonra tayin edilen adli para cezası miktarının 4 tam gün olarak, B-3 paragrafındaki bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere belirlenen adli para cezası miktarının 80 TL olarak değiştirilmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilerek, 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 2873 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından hükmün doğrudan, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan hüküm DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.