Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/21698 E. 2013/13301 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21698
KARAR NO : 2013/13301
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : Beraat

Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, sanıklar ….. ve … müdafii ile katılanlar …, …, …. vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, suçun adının ve katılanlar … ve … isimlerinin yazılmaması mahallinde giderilebilir yazım eksikliği kabul edilmiş, sanıkların nüfus kayıt örnekleri inceleme sırasında UYAP üzerinden alınmış olmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklardan …’ın Diyarbakır Merkez Huzurevleri mahallesi ……i 1. Sokakta bulunan Alkan 1 Apartmanının müteahhidi olduğu, Diyarbakır Belediyesinden aldığı ruhsatla Z+B+4 kat olarak inşaata başladığı, 1994 yılında yaşanan ekonomik krizden etkilenen sanığın inşaatı tamamlayamadığı, diğer sanıklar …, ….. ve …’ın binayı ruhsata aykırı olarak Z+B+8 kat olarak tamamlayıp haricen üçüncü şahıslara satışını yaptıkları, 07.11.2006 günü bina sakinlerinin Kayapınar Belediyesine müracaat ederek binalarından ses geldiği, kolonlardaki betonların dökülüp demirlerin ortaya çıktığını bildirmeleri üzerine belediye görevlilerince hemen olaya müdahale edilip, binanın 08.11.2006 günü tamamen boşaltılmasının sağlandığı, belediye yetkililerince yıkım için gerekli çalışmalar yapılırken binanın kapısına yıkım kararı ile binaya girmenin yasak ve tehlikeli olduğuna dair uyarı levhalarının asıldığı, olay günü olan 04.02.2007 tarihinde ise bina ile bir ilgileri bulunmayan ve hangi meşru amaçla binaya girdikleri tam olarak tespit edilemeyen ölenlerin bina içinde bulundukları sırada binanın yıkılması sonucu hayatlarını kaybettikleri olayda,
Dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve mahkeme kabulu ile oluş hep birlikte değerlendirildiğinde yeniden rapor alınmasının sonuca etkili olmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen şikayetçilerin, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, oğulları …’un ölümü nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçilerin 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin sanıkların kusurlu olduklarına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve kendisini vekille temsil ettirmeyen sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükümdeki vekalet ücretine ilişkin 6. bendin hükümden çıkarılarak yerine “Beraat eden sanıklar… ve … kendilerini müdafii ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.000’er TL maktu vekalet ücretinin karar kesinleştikten sonra hazineden alınarak sanıklara verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.