YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21699
KARAR NO : 2013/11770
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : SanıklarınTCK’nın 89/1, 2-b-e, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine
Taksirle yaralama suçundan katılan sanık … ve sanık …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan sanık ve sanık tarafından temyiz edilmekle, katılan sanığın olay nedeni ile yaralanmasının bulunmadığı, temyizinin sanık sıfatı ile hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesindeki seçenek cezalardan hapis cezasının tercih edilmiş olması karşısında TCK’nın 50/2. maddesinin amir hükmü uyarınca bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kovuşturma sırasında, yapılan keşifte görevlendirilen ve mahkemece 01/02/2010 tarihli raporu hükme esas alınan bilirkişiye, usulüne göre yemininin yaptırılmaması kanuna aykırı,
Kabule göre de;
1-) Olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ile keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu arasında oluş ve sanıkların kusurları yönünden çelişkiler bulunduğu anlaşılmakla; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanıkların olayda kusurlu olup olmadığının kesin olarak tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden veya teknik üniversitelerin konu ile ilgili kürsülerinden seçilecek öğretim üyeleri ya da karayolları uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-) Sanıklar hakkındaki hapis cezaları adli para cezalarına çevrilirken sonuç cezalar doğru hesaplanmış olmasına rağmen gün adli para cezalarının gün sayısının 200 gün olarak yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/04/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.