YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21854
KARAR NO : 2013/12934
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1,62,51/1-3. maddeleri uyarınca mahkûmiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün 26/04/2011 tarihinde sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 13/07/2011 tarihinde sanığın hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanığın temyiz isteminin reddine karar verilerek katılan vekilinin temyizine hasren yapılan incelemede;
Sanık, katılan ve tanıklar tarafından imzalanan 09.06.2010 tarihli ”Karşılıklı anlaşma ve ibranamedir” başlıklı belge içeriğinden katılanın ameliyat masrafı olan 700 TL’nin sanık tarafından katılana ödenmesine ilişkin olduğu ve bu belge düzenlendikten sonra dahi katılanın mahkemede şikayetini beyan etmesi karşısında, şikayet yönünden söz konusu belge hüküm ifade etmeyeceğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Katılan aşamalarda alınan beyanlarında olay dolayısıyla bacağında kırık oluştuğunu ve ameliyat olduğunu beyan etmesi, katılan vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu tedavi evraklarının incelenmesinden, katılanın kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, katılanın yaralanmasıyla ilgili gerekirse Adli Tıp Kurumundan kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yetersiz adli rapora dayanılarak eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve katılanın yaralanmasının niteliği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde asgari hadden ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.