Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/22362 E. 2013/12765 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22362
KARAR NO : 2013/12765
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Öldürme
Hüküm :Sanık … hakkında; TCK’nın 85/2, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Katılan sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanık … ve katılan sanık …’nın mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcısı tarafından, Silifke İlçe Jandarma Komutanlığı olay yeri inceleme elemanı, Silifke Bölge Trafik Denetleme Büro Amirliğinde trafik polisi olarak görev yapan bilirkişi, sanık … ve müdafii, katılanlar vekili, tanıklar … ve … refakatiyle olaydan bir gün sonra 12.10.2008 tarihinde olay yerinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen aynı tarihli Olay Yeri İnceleme ve Keşif Tutanağında; “Atayurt istikameti hal girişinde Sera Lastik yazılı tabelanın paraleline denk gelen sola dönüşü olan yol ayrımında yaklaşık 90 metre Atayurt istikametine doğru ileride sol şeridin orta taraflarında 4-5 cm eninde muhtemel motosiklet tekerlek sürtme izi başladığı, yaklaşık 2-3 metre devam ettiği, devamında beyazımsı asfalt kazıntı şeklinde muhtemel sürtme izinin devam ettiği ve yaklaşık 95 metre sol şeridin orta taraflarında ileriye doğru hafif orta çizgiye doğru kavisli şekilde devam ettiği, lastik izinin başladığı noktadan yaklaşık 3-4 metre beriden itibaren Atayurt istikametine doğru sol kenar çizgisinin kenarında banket diplerinde sola dönüş kavşağına kadar 5-6 parça ufak far kırıkları ve 2-3 cm uzunluğunda zincir kırığı olduğu, lastik izinin başladığı noktadan yaklaşık 68 metre ileride sağ şerit ortasında kurumuş kan göletinin olduğu, motosikletin sürtme izinin bittiği noktadan yaklaşık 34 metre ileride sola ve ileriye dönüşü olan orta refüjün bittiği yol ayrımının olduğu, yolun sağ emniyet şeridinin orta tarafında başlayan muhtemel asfalt üzerinde hafif sürtme izinin olduğu, bu izin yaklaşık 10 metre olduğu, bu izin bittiği noktadan yaklaşık 35 metre ilerisinde sağ şerit orta tarafındaki kan göletinin olduğu, bu izin sağ yan taraflarında kırılmış far parçası ile hafif dağınık küçük far parçalarının olduğu, kan göletinin sağ çaprazına denk gelen elektrik direğinin eşiğinde de kırık motosiklet parçası olduğu” şeklindeki tespitlere yer verilmesi, tanıkların ve sanık …’in olay mahallini göstererek beyanda bulunmaları, yine 23.01.2009 tarihinde mahkemece olay mahallinde icra edilen keşifte hazır bulunan katılan sanık …’nın, yapılan keşfe herhangi bir diyeceğinin omadığını bildirmesi
ve olay mahalline ilişkin itirazda bulunmaması, kaza sonrası olay mahalline intikal eden kolluk görevlilerinin beyanları karşısında kaza mahalline ilişkin herhangi bir tereddüt bulunmadığından, soruşturma ve yargılama aşamalarında kazaya ilişkin detayları tam olarak hatırlayamadığını ifade eden sanık …’in temyiz dilekçesinde belirttiği hususlar esas alınarak kaza yeri ve oluşuna ilişkin yeniden bilirkişi raporu alınması yönünde; olaydan 1,5 saat sonra yapılan ölçümde 43 promil alkollü olduğu belirlenen sanık … hakkında düzenlenen adli raporda tıbbi bulgular ya da sanığın dışa yansıyan davranışları itibariyle sanığın aldığı alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek durumda olmadığına dair bir tespite yer verilmediğinden sanık …’in eylemi bilinçli taksirle gerçekleştirdiği yönünde tebliğnamede bozma öneren görüşlere iştirak edilmemiştir.
1.) Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın kusursuz olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporuna, takdiri indirime, ertelemeye, hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; katılanlar vekilinin, sanık hakkında bilinçli taksirin yasal şartlarının gerçekleştiğine; sanık …’nın kaza mahalline, sanığın tam kusurlu olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2.) Katılan sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kaza mahalline, bilirkişi raporuna, eksik incelemeye, kusursuz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması nedeniyle, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, hürriyeti bağlayıcı cezayı adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK’nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi, keza bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesi ile TCK’nın 52/2-3. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının B bendinin 5. paragrafının çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün, isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.