YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23540
KARAR NO : 2013/14530
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/2-3, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü :
Sanık hakkında İpsala Sulh Ceza Mahkemesinin 21/4/2011 tarih 2011/54 E. 2011/108 K. sayılı kararıyla, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK’nın 179/2-3ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilerek CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. bendi gereğince sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ve denetimli serbestlik tedbiri olarak da 6 ay süreyle alkol almaktan yasaklanması şeklinde denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, itirazsız kesinleşen bu tedbir kararının gönderildiği Edirne Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün, tedbirin infazı için kurumlarına 10 gün içinde müracat etmesi ihtarını içeren bildirimi 6/7/2011 tarihinde usulünce tebliğ ettirmesine rağmen sanığın başvuruda bulunmaması üzerine Şube Müdürlüğünün tedbir ihlali gerekçesiyle durumu ihbar ettiği karar mahkemesince, 8/12/2011 tarihli ek kararla, sanık hakkındaki 3 ay 10 gün hapis cezasına dair hükmün açıklandığı olayda;
5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin tesbiti durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün, açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak kaydıyla, önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yanlızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi” halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmayıp, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Somut olayda, sanık hakkında hükmedilen denetimli serbestlik tedbiri olan 6 ay süreyle alkol almaktan yasaklanma tedbirinin bizatihi ihlali veya yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi hali bulunmadığı halde, mahkemece, önceden verilen ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan 3 ay 10 gün hapis cezası hükmünün açıklanmasıyla yetinilmesi gerekirken, hapis cezasının adli para cezasına da çevrilmesi ve erteleme hususunda da değerlendirmede bulunulması suretiyle CMK’nın 231/11. maddesine muhalefet edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 29/05/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.