YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24039
KARAR NO : 2013/10341
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm :1- Sanık … hakkında; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat
2- Sanık … hakkında; taksirle yaralama suçundan TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’nın beraatine ilişkin hükümler, sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A.) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’ın olay nedeniyle aracında zarar meydana geldiği, ancak; şikayet ve katılma talebinin bulunmaması karşısında, hükmü temyiz hakkı olmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin CMUK’ un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
B.) Taksirle yaralama suçundan sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, katılanın vücudunda hayat fonksiyonlarına etkisi orta 2. derecede kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında asgari hadden ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, bilirkişi raporuna, ertelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2.) 5237 sayılı TCK’nın benimsediği gün para cezası sisteminde, cezanın gün olarak belirlenmesi gerekirken ay üzerinden tayini,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2-a bendinde yer alan “amaç ve saiki” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, aynı bentte yer alan “3 ay” ibaresinin 90 tam gün karşılığı” şeklinde değiştirilmesine, hükmün 2-b bendinde yer alan “4 ay 15 gün” ibaresinin “135 tam gün karşılığı” şeklinde ve hükmün 2-c bendinde yer alan “3 ay 22 gün” ibaresinin “112 tam gün karşılığı” şeklinde değiştirilerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.