YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24417
KARAR NO : 2013/14450
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Öldürme
Hüküm :TCK’nın 85/2, 62, 63, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gece saat 21:30 sularında açık havada, aydınlatması bulunmayan meskun mahal dışında, bölünmemiş, 2 yönlü, 11 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, hafif eğimli, korkuluklu sert virajlı yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan sanığın, karşı yönden idaresindeki otomobille yanında ölen de bulunduğu halde seyir halinde olan temyiz dışı katılan sanık …’ün idaresindeki otomobile şerit ihlali yaparak ve asli kusurlu olarak çarpması şeklinde gelişen, bir kişinin ölümü yanında bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; asli kusurlu sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin Dairemiz yerleşik uygulamalarından olduğu; sanığın, yargılama evresinde ölenin yakınlarının ve diğer katılanın zararlarını gidermek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan faydalanma imkanı varken bu atıfetten yararlanmadığı, ölenin mirasçıları olan katılanlar vekilinin vazgeçmesinin hükümden sonra olduğu, kaldı ki CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için katılan …’ün zararlarının da tamamen giderilmesi gerektiği anlaşıldığından; mevcut haliyle ceza süresi ve zararın tamamen giderilmemiş olmasından dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel bulunduğundan tebliğnamede ceza uygulaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, bilirkişi raporuna, ceza uygulamasına, eksik incelemeye, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; adli sicil kaydı bulunmayan ve olay sebebiyle pişmanlığını dile getiren sanığın olumlu kişilik özelliklerine, yargılama sürecindeki davranışlarına göre yetersiz, erteleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygunlanmama gerekçesiyle aynı, yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.