Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/25250 E. 2012/21548 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25250
KARAR NO : 2012/21548
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında katılan kurum ile vekilinin gösterilmemesi, mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Sanığın, Gayrımenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12/11/1974 gün ve 7459 sayılı kararı ile tescil edilip 10/10/1979 gün ve 11580 sayılı kararı ile sınırları belirlenen kentsel sit alanı içinde ve aynı zamanda sivil mimarlık örneği olarak tescilli Eski Kaymakamlık Binası’na komşu parselde yer alan … Evi’nin müdür vekili olarak görev yaptığı, öğretmen evi yönetim kurulu toplantısında alınan karar ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün uygun görüşü çerçevesinde binanın alt katında bulunan tuvalet ara duvarlarının yıkıldığı, gerek öğretmen evi binasının yapım aşamasında gerekse bu binada yapılacak tadilat konusunda katılan kurumdan izin alınmamış ise de, her iki işlemin de sözü edilen izin hariç olmak üzere kanuni prosedürüne uygun olarak yapılmış olduğunun, yıkılan ara bölmelerin, taşıyıcı ve yapının statiğini tehlikeye düşürücü unsurlar olmayıp binanın görüntüsünde de olumsuz bir etki yaratmadığının dosya kapsamında mevcut 28/12/2009 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı, suça konu ara bölmelerin yıkılmasının suç teşkil etmediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın keyfi davranışlarda bulunduğuna, bilirkişi raporunun yanıltıcı ve yetersiz olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Vekalet ücretinin, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık müdafiine ödenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafındaki “sanık müdafiinin” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “sanığa” sözcüğünün eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.