Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/25259 E. 2013/13122 K. 10.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25259
KARAR NO : 2013/13122
KARAR TARİHİ : 10.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Sanık … hakkında; Beraat
Sanıklar … ve … hakkında;2863 sayılı
Kanunun 65/a,74/1-1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52, 51, 53, 54
Sanık …….hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/a,74/1-1, 5237 sayılı TCK’nın 31/3, 62, 52, 51, 53, 54 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık …’ın beraatine, sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk … Rıza Acar’ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuk, sanıklar, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar tarafından, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edilerek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamındaki tümülüste kazı yapıldığı ve lahite ulaşıldığı, lahit kapağının balyozla kırıldığı ve dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporuna göre 2863 sayılı Kanun’un 23/a maddesi kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğu belirlenen, Helenistik döneme ait bir adet pişmiş topraktan koku kabı (unguentarium) bulunduğu anlaşılmakla,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
Sanıklar …, suça sürüklenen çocuk …….ve … hakkında, 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunan kültür varlığı olan tümülüste kazı yaptıkları, iddianamede kültür varlığına zarar verme ve kazı yapma suçları ayrı ayrı anlatılmış ve sevk maddeleri olarak 2863 sayılı Kanunun 65/a ve 74/1 maddeleri gösterilmiş ise de, 5237 sayılı TCK’nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralının objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanıkların işledikleri fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermeleri karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemlerine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanun’un 65/a maddesi gereğince cezalandırılmaları gerekirken, her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Sanık …’ın kollukta verdiği ifadesinde, kardeşi İdris’in diğer sanıklarla birlikte kazı yaptıklarını söylemesi üzerine merak ederek kazı mahalline gittiğini, diğer sanıkları kazı yaparken gördüğünü, sanık …’in de hazırlık beyanında, kazı yaptıkları sırada İsmail’in yanlarına geldiğini ve lahit kapağını balyozla kırdıkları sırada kendilerine yardım ettiğini beyan etmeleri karşısında, sanık …’in atılı suçu işlediği gözetilmeksizin mahkemece, sanığın mahkumiyeti yerine, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve hatalı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen sanıklar hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, mahkum oldukları hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk ……. ve sanıkların, sanık … müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/05/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.