YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25578
KARAR NO : 2013/10786
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamında mevcut inşaat mühendisi bilirkişi raporu ile, Kilis İli, Merkez İlçesi, Yavuzlar Beldesinde bulunan, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 01/04/1989 tarih ve 317 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan dava konusu taşınmazda daha önce mevcut olan eski ev yıkılarak yeniden temel kazılmaksızın, iki katlı betonarme bina inşa edildiğinin, binanın sıva ve boya imalatlarının yapılmadığının belirlendiği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05.11.1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararında, 1. derece arkeolojik sit alanlarının korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlar olduğunun ve hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyeceğinin belirtildiği, bu itibarla, sanığın suça konu sit alanına iki katlı bina inşa etmekten ibaret eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi kapsamında fiziki ve inşai müdahale niteliğinde bulunduğu, sözü edilen uygulamanın sit alanında bir zarara sebebiyet vermesinin suçun unsurunu teşkil etmediği, belirtilen hususun 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin koşullarının değerlendirilmesinde dikkate alınacağı anlaşılmış olup, 27/10/2009 tarihli müze görevlisi raporu ile suça konu evin 5 yıl veya daha önce yapıldığı izlenimi verdiğinin, 26/10/2009 tarihli jandarma tutanağı ile de binanın 10-15 yıllık olduğunun tespit edilmesi, sanığın savunmasında, dava konusu binayı 10-12 yıl önce yaptığını, söz konusu yerin sit alanı içerisinde bulunduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, öncelikle konusunda ehil mimar ve inşaat mühendisi bilirkişilerin katılımı ile mahallinde keşif icra edilerek, suça konu binada kullanılan malzemelerin eskiliği, renkteki solmalar ve yıpranma durumu dikkate alınarak, binanın yapılış tarihi tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, yine sanık tarafından dava konusu bina imalatı ile ilgili olarak Kurula sunulmuş bir proje ve bu doğrultuda alınmış bir izin bulunup bulunmadığı, son olarak anılan yerin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tespit ve tesciline ilişkin Kurul kararının mahallinde ilan edilip edilmediği, suça konu taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde bu yönde şerh mevcut olup olmadığı, yine kolluk vasıtasıyla sözü edilen yerin sit alanı özelliğinin mahallinde bilinip bilinmediği hususları da tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin “sit alanına zarar verecek işlem yapmadığı” şeklinde yerinde olmayan gerekçe ve eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.