YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25590
KARAR NO : 2013/10089
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında mevcut inşaat mühendisi bilirikişi raporunda; Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 11/12/1986 tarih ve 2753 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan suça konu taşınmaza, beton ve benzeri sabitleyici madde kullanılmadan, lastik tekerlekler üzerinde ve çekilerek götürülebilecek durumda karavan, söz konusu karavanın arka kısmına demir direklerin araları plastik doğrama levhalarla kapatılarak oluşturulmuş tuvalet yerleştirilmiş olduğu, tuvalet taşının ve demir direklerin beton vb. sabitleyici madde kullanılmadan konulduğu, karavanın ön kısmına karavan ile bağlantılı olarak demir direkler üzerine bitümlü örtü malzeme serilerek oturma alanı düzenlendiği, seyir alanının zeminine kayrak taşı döşendiği, oturma alanı yapımında kullanılan demir direklerin ve zemindeki kayrak taşların zemine sabit hale getirilmeden yerleştirildiği, belirtilen yapıların yerleştirilmesi veya kaldırılması halinde doğal yapının bozulmayacağı belirtilmiş ise de; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun, “Doğal (Tabii) Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları” ile ilgili 19/06/2007 tarih ve 728 sayılı ilke kararı uyarınca 1. derece doğal sit alanları bitki örtüsü, topografya ve siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik eylemler ve istisnalar dıyında yapılaşmanın kesin olarak yasaklandığı alanlar olup, özellikle suça konu uygulamalara ilişkin olarak dosya kapsamında mevcut fotoğraflar nazara alındığında günübirlik veya kısa süreli yerleşme niyetini aşan ve süreklilik arzeden bir yapılaşmada bulunulduğu, sanığın savunmasında dava konusu yerin sit alanı içerisinde bulunduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de soruşturma evresinde dava konusu yerin özelliğinden haberdar olan sanığnı izinsiz olarak gerçekleştirilen eylemde ısrar ettiği ve söz konusu uygulamaların keşif tarihinde dahi mevcudiyetini koruduğu, tüm dosya kapsamı itibariyle sübuta eren eylemin 2863 sayılı Kanunun 9 ve 65/b maddesi gereğince sit alanına fiziki müdahale niteliğinde bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.