Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/26743 E. 2013/10778 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26743
KARAR NO : 2013/10778
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olmak
Hüküm : Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirilliliğine neden olmak suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan … vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin yüzüne karşı 11/03/2011 tarihinde verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 07/04/2011 tarihinde temyiz ettiği, yine mahkemece 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasına katılmasına karar verilen Kültür ve Turizm Bakanlığının, imar kirliliğine neden olmak suçundan sanık hakkında tesis edilen hükümü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin tüm suçlar yönünden, katılan vekilinin temyiz isteminin ise imar kirliliğine neden olmak suçu yönünden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Katılan … vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya kapsamında mevcut arkeolog ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar ile; Muğla ili, Bodrum İlçesi, Turgutreis Beldesi, Akyarlar Köyü, Tuzla Aspat Mevkiinde bulunan ve İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 18/12/1991 tarih ve 2363 sayılı kararı ile sınırları belirlenen, aynı Kurulun 25/12/1996 tarih ve 6837 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanından 3. derece arkeolojik sit alanına dönüştürülen dava konusu taşınmazda, sanık tarafından, onaylı projesine aykırı ve ruhsatsız olarak, binanın zemin katında 2.80×2.80 metre ebatlarında, 2.40 metre yüksekliğinde, etrafı duvar+PVC+cam ve üzeri beton döşeme ile kapatılarak kapalı alan oluşturulduğunun, binanın arka cephesinde zemin ve 1. kata hitap eden, 0.80×1.80 ve 0.80×3.40 metre ebatlarında, 2.50 metre yüksekliğinde, betonarme aksamlı ilave kapalı alan yapılmış olduğunun, son olarak binanın üst katında 0.80×1.80 ve 0.80×3.40 metre ebatlarında 2.50 metre yüksekliğinde betonarme aksamlı ilave kapalı alan inşa edildiğinin, söz konusu imalatların yapım tarihlerinin belirlenemediğinin, projeye aykırı uygulamaların ortadan kaldırılmadığının belirlendiği, taşınmazın tapu kaydına göre, suça konu bağımsız bölümün sanık tarafından 08/06/2005 tarihinde satın alma yoluyla edinildiği ve beyanlar hanesinde sit alanı içerisinde bulunduğuna dair şerhin mevcut olduğu, sözü edilen Kurul kararının mahallinde ilan edildiği, dolayısıyla, sanığın, dava konusu eklentileri 2003-2004 yıllarında yaptığına, söz konusu yerin sit alanı içerisinde bulunduğunu bilmediğine dair savunmasının itibar edilebilir mahiyette olmadığı anlaşılmakla,
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-Dava konusu taşınmazda konusunda ehil mimar ve inşaat mühendisi bilirkişilerin katılımı ile keşif icra edilerek, suça konu imalatlarda kullanılan malzemelerin eskiliği, renkteki solmalar ve yıpranma durumu dikkate alınarak, her birinin yapılış tarihi tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, yine sanık tarafından söz konusu uygulamalar ile ilgili olarak Kurula sunulmuş bir proje ve bu doğrultuda alınmış bir izin bulunup bulunmadığı da araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- İddianamede anlatılan eylem ve belirtilen sevk maddeleri nazara alındığında sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak ve 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesine aykırılık suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, kısa kararda her iki suç yönünden sanığın beraatine karar verildiği, gerekçede ise davanın imar kirliliğine neden olma suçundan açıldığı, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hüküm tesis edilmesinin gerekli görülmediği belirtilerek çelişkiye neden olunması,
3-Keşif sırasında hazine vekili tarafından “…” adına katılma isteminde bulunulmasına rağmen “Maliye Hazinesinin” katılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.