Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/27183 E. 2013/15279 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27183
KARAR NO : 2013/15279
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 62/1, 63/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Patlamanın meydana geldiği ticaret şirketinin ortakları ve birlikte temsile yetkili mümessilleri olan sanıkların işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun olarak işçilere gerekli eğitimi sağlamadıkları, kazaya neden olan buhar kazanının bakım ve denetimlerini bu işlerde yetkili olanlara yaptırmadıkları, kazan takılırken özellikle emniyet vanalarının test ettirilmesi lazım iken bunu yaptırmadıkları, işyerinde oluşacak elektrik kesintilerinde otomatikman devreye giren jeneratör kurdurmadıkları, işveren sıfatıyla işçiler üzerinde gerekli denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmedikleri dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğundan, kazanı yakma görevini, bu konuda gerekli belge ve eğitimi olmayan kişiye veren sanık …’in, işyerinin müşterek sahibi ve yetkilisi olan diğer sanık …’ın sorumluluğunu ve kusur durumunu etkilemeyeceği, sanık …’ın, uzun süreden beri buhar kazanını yakma görevini ifa eden …’nın bu görevi sürdürmesine zımni muvafakat gösterdiği; kaldı ki dosyada oluşa uygun bilirkişi raporlarına göre, kazanın oluşumunda tek etkenin kazanın yakılması konusunda gerekli eğitim ve sertifikası bulunmayan kişinin görevlendirilmesinin de olmadığı anlaşıldığından tebliğnamede, patlayan kazanı yakma görevini …’ya veren kişinin sanık … olmasına karşın, her iki sanık hakkındaki ceza uygulamasının aynı olması nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş; Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda, buhar kazanının bakımından sorumlu olup bilirkişi raporuyla tali kusur izafe edilen … hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda buna yer verilmemesi, suç duyurusuna ilişkin ihbarın davanın esasına ilişkin olmaması ve bunun mahkemece, Cumhuriyet Başsavcılığına zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yazılabilecek bir müzekkereyle mümkün görülmesi, kaldı ki hüküm kısmında belirtilmemiş olsa bile hükmün gerekçe kısmında suç duyurusuna yer verilmiş olması nedeniyle “Karışıklık” olarak addedilmeyen bu husus bozma konusu yapılmamış; Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin kusura, bilirkişi raporlarına, ceza uygulamasına, hükmolunan hapis cezasının adli para
cezasına çevrilmesine, ertelemeye, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.