Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/27269 E. 2013/13808 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27269
KARAR NO : 2013/13808
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay günü saat 09:00 sıralarında, katılanın sevk ve idaresindeki çalıştığı fırına ait kamyoneti ile Karşıyaka Emek Mahallesi 7290. sokak üzerinde Soğukkuyu Barış Caddesi istikametine doğru yerleşim yeri sınırları içinde bulunan, yokuş aşağı, çift yönlü, dar ve su patladığı için oluşan ıslaklık nedeniyle kayganlaşan yolda seyir halinde iken, No:156 önüne geldiğinde, aracının ön kısımları ile karşı yönden gelmekte olan sanığın idaresindeki minibüsün sol ön kısmı ile çarpışması sonucu oluşan kazada, katılanın hayati tehlike geçirecek ve ağır (6.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın oluşumunda, kazadan hemen sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve düzenlenen krokiye göre, katılanın rampa aşağı inişi sırasında fren yaptığı zeminin su patlağından dolayı ıslak olduğundan kayarak aracının kontrolünü kaybedip karşı yönden gelen ve normal şeridinde seyreden sanığın aracı ile çarpıştığının belirlendiği, soruşturma aşamasında dosya üzerinden, kovuşturma sırasında ise keşfe dayalı olarak aldırılan bilirkişi raporlarına göre de, oluşun bu şekilde kabulü ile katılanın yokuş aşağı inişi sırasında hızını mahal ve yol şartlarına göre ayarlamadığı ve şerit tecavüzü nedeniyle tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, dosyanın gönderildiği Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesinin ise, iki ihtimale göre kusur raporu düzenlediği, çarpışma noktasının sanığın savunmasında belirttiği ve kaza tespit tutanağında işaretlendiği gibi olması halinde sanığın kusursuz olduğu, yolun ortasında çarpışmanın gerçekleşmesi halinde ise, her iki sürücünün eşit derecede kusurlu kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, dosya içeriğine göre, kazadan sonra düzenlenen tespit tutanağı ile bilirkişi raporları ile adli tıp raporunda belirtilen ve sanığın kusursuz olduğunu ortaya koyan birinci ihtimalin oluşa uygun olduğu, çarpma noktasının yolun ortasında olduğunu bildiren katılan tanıklarının soruşturma aşamasında olaydan 23 gün sonra savcılıkta ifade verdikleri, tanıklardan katılanla aynı fırında çalışan …’nin, savcılık aşamasında kazanın oluşunu görmediğini, kazadan sonra olay yerine gittiğini söylemesine rağmen talimatla ifadesi alındığı sırada, kazayı bizzat görmüş gibi çelişkili beyanda bulunduğu, diğer tanık …’ın ise, kazanın dosya kapsamına göre, 09:00 sıralarında meydana gelmesine rağmen, kaza saatini 06:00 – 07:00 saatleri civarında beyan ettiği, çelişkinin giderilmesi için mahkemece sorulan sorulara yeterli cevaplar veremedikleri, bu koşullarda tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği ve sanığın kendi şeridinde seyrettiği kabulü ile hazırlanan bilirkişi raporlarına göre beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan, trafik kaza tespit tutanağı içeriği ile tanık beyanları arasında çelişki bulunduğundan tutanak tanığı trafik polislerinin dinlenilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden karar verildiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suç açısından taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sadece sanık beyanına göre düzenlenen trafik kazası tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığına, sanığın tam kusurlu olduğuna ve cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.