YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2772
KARAR NO : 2012/28618
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : Her iki sanık için; TCK’ nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/1-2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’un nüfusa kayıtlı bulundukları köylerinin gerekçeli karar başlığında yazılmamış olması mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği niteliğinde görülmüş;
Ölü Muayene Tutanağı düzenlendiği aşamada ölenin kesin ölüm nedenini bildiren bilirkişi doktorun yemini yaptırılmamış ise de, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip ve aksine bir iddia bulunmaması da gözetildiğinde müteveffanın ölüm nedeni hususunda tereddüt bulunmamakla sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki 1 no’ lu,
Hazır bulunduğu 26/07/2007 tarihli celsede sanık …’un babası olması nedeni ile çekinme hakkını kullanarak tanıklık yapmayan Sadık Koç’un kimlik tespitinin yapılmamış olması, şahsın açık kimliğinin soruşturma aşamasındaki beyan sırasında tesbit edilmiş olup, sanığın babası olduğu hususunda tereddüt bulnmaması ve tanıklıktan çekinme hakkını kullanmış olması ve beyanının hükme dayanak alınmamış olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … müdafinin eksik inceleme ile hüküm verildiğine, olayda sanığın kusurunun bulunmadığına ilişkin, sanık … müdafinin de olayda sanığın kusurunun bulunmadığına, TCK’nın 51. ve CMK.nun 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargılama giderlerinin ve bu nitelikteki vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine, yazılı şekilde müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 10. ve 11. paragraflarındaki “müştereken ve müteselsilen” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine “eşit olarak” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.