Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/28024 E. 2013/14425 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28024
KARAR NO : 2013/14425
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1, 54 maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde, saat 20:00 sıralarında jandarmayı arayan bir şahsın, Bahaddin Kasabası, Gümüşkavak Mahallesi, Gözenek Mevkiinde, … ve tanınmayan 2 kişinin birlikte kazı yapacaklarını bildirmesi üzerine, aynı gün, saat 22:10 sıralarında jandarma ekiplerinin olay yerine gittikleri, kazı yapmakta olan 3 kişinin “dur” ihtarına uymayarak kaçtıkları, suça konu yerde yapılan incelemede, kazılan yerin 15 metre derinliğinde, 3 metre genişliğinde olduğu tespit edildiği, olay yerinde adli emanette kayıtlı bulunan suç aletlerinin ele geçirildiği, daha sonra sanığın üzerindeki çamurlu kıyafetlerle evinin önünde yakalandığı, tanık …’in, olay yerinde ele geçirilen aletlerin sanığa ait olduğuna dair beyanda bulunduğu, yine tanık …’in, sanığın kazı yaptığına dair köylüler arasında bir söylenti olduğunu beyan ettiği, 22.06.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre, Yozgat İli, Sorgun İlçesi, Gümüşkavak Köyü, Gözenek Mevkiinde yer alan suça konu yerin, Roma ve Ortaçağa tarihlenen büyük bir tepe yerleşmesi olup, 2863 sayılı kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu, kaçak kazı faaliyetinin taşınmaz kültür varlığını tahrip ettiğinin bildirildiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 3. paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt
soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilerek hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.