YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28104
KARAR NO : 2013/14753
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 52. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskûn mahalde bölünmemiş çift yönlü cadde üzerinde seyri sırasında olay mahalli olan kontrolsüz üç yönlü T kavşağa geldiğinde, seyrine göre soldaki sokağa dönüş yaparken, caddede karşı yönden seyretmekte olan katılan …’ın kullandığı motorlubisikletle çarpışmaları sonucunda, katılanın hayati fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen sağ femur parçalı kırığı ve sol malleol kırığı oluşacak biçimde yaralandığı olayda; tama yakın asli derecede kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 22/4 ve 61. maddelerine göre temel cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları dikkate alınarak, temel cezanın tayini sırasında asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın olayda kusurunun bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan hükmedilen temel cezada mağdurda oluşan kırık nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 89/2-b maddesi gereğince artırım yapılması sırasında, uygulanan kanun maddesinin “87/2-b” olarak yanlış yazılması ile tam gün birim sayısı üzerinden hükmedilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi yerine, sadece 52. maddesine göre çevrilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “failin saiki ve” ibaresinin çıkartılmasına, 2. bendindeki “TCK’nın 87/2-b” ibaresinin “5237 sayılı TCK’nın 89/2-b” ve 4. bendinin başındaki “TCK’nın 52.” ibaresinin “5237 sayılı TCK’nın 52/2.” şeklinde değiştirilmesine, diğer hususların aynen bırakılması suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.