Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/28352 E. 2013/4899 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28352
KARAR NO : 2013/4899
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, korunması gerekli taşınır kültür varlıklarını 2863 sayılı Kanunun 24. maddesine aykırı olarak evinde bulundurmak suretiyle aynı Kanunun 70. maddesine temas eden suçu işlediği iddiasıyla dava açıldığı, kovuşturma aşamasında yaptığı savunmada, suça konu varlıkların Yunanistan’dan Türkiye’ye taşınırken diğer ev eşyalarıyla birlikte getirildiğini ve Türkiye’ye giriş yaptığı sırada gümrük memurları tarafından tek tek kontrol edildiğini beyan ettiği, buna karşılık Gümrük Müsteşarlığı Edirne Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü ile sanığın Türkiye’ye girdiği Kuşadası Gümrük Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazılarda, sanığın ev eşyası ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığının belirtildiği, kültür varlıklarının yurda giriş kayıtlarının bulunmadığı, suça konu taşınır kültür varlıklarının menşei ile ilgili kesin bir bilginin de dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 17/02/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK’nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 23/02/2010 tarihli bilirkişi raporunda sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen 2 adet pişmiş toprak minyatür hydria ile 1 adet pişmiş toprak minyatür skyphos’un 2863 sayılı Kanun kapsamında, tasnif ve tescile tabi etütlük eser olduğunun, 1 adet pişmiş toprak
kasenin ise sahte ve iğfal edici nitelikte bulunduğunun belirtilmesi karşısında, hüküm fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarının hükümden çıkartılarak yerlerine “Dava konusu olup 2863 sayılı Kanun kapsamında yer aldığı belirlenen 2 adet pişmiş toprak minyatür hydria ve 1 adet pişmiş toprak minyatür skyphos ile sahte ve iğfal edici nitelik taşıyan 1 adet pişmiş toprak kasenin müzeye teslimine” cümlesinin eklenmesine, 28/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.