YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28535
KARAR NO : 2013/14836
KARAR TARİHİ : 31.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 53, 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
07.09.2007 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 02.11.2007 şeklinde, ”taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak“ olan suç adının gerekçeli karar başlığında “taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki buna ilişkin görüşe;
TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden 5237 sayılı TCK’da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus “gibi” şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu yada dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Sanığın adli sicil kaydına konu ilam suç olmaktan çıkarılmış ise de mahkemece, sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alınarak TCK’nın 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu suretle takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki buna yönelik bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-)Sanığın otomobille ışıklı 3 yönlü T kavşağa geldiğinde, kendisine yanan kırmızı ışıkta geçerek kavşakta sağındaki bölünmüş yoldan gelen ve kendisine yanan yeşil ışıkta sanığın geldiği yöne dönüş yapmak isteyen temyize gelmeyen sanık …’nın sevk ve idaresindeki otomobilin sol önüne, kendi aracının sağ önü ile kavşak içinde sola yönelen 30 metre fren izi ile çarpması şeklinde meydana gelen olayda; tanık … ile, temyize gelmeyen sanık … ve bu sanığın aracında bulunan mağdur …’ın sanığın kırmızıda geçtiğine ilişkin beyanları karşısında, olayın oluş şekli ve fren izi itibariyle de sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığı anlaşılmasına, mahkemece de kabulün bu yönde olmasına rağmen, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın adli sicil kaydına konu ilamların 3167 sayılı yasaya muhalefet suçuna ilişkin olması, hükümden sonra 03/12/2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/01/2012 gün ve 6273 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanununa eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasındaki düzenleme ile, sanığın adli sicil kaydına konu eylemin suç olmaktan çıkartılması karşısında; mahkemece “Sanığın sabıka kaydı dikkate alınarak hakkında TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK’nın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi;
3- Sanık hakkında Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesince 2008/986 Esas 2009/14 Karar sayılı ilamıyla Karşılıksız Çek Keşide Etmek suçundan adli para cezasına hükmedildiği görülmekle birlikte, 5941 sayılı Kanunun 5. maddesi ile sanığın adli sicil kaydına konu suçun cezasının idari yaptırıma dönüştüğü, bu haliyle tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi;
4-Taksirli suçlarda TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının korunması koşuluyla BOZULMASINA, 31.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.