YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28548
KARAR NO : 2013/13169
KARAR TARİHİ : 10.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-e, 62, 50-52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
10.12.2009 tarihli bilirkişi yemin zaptı Cumhuriyet Savcısı tarafından imzalanmamış ise de, zabıt katibi tarafından imzalanmış olması ve sahteliğinin de iddia edilmemiş olması, olayın oluşu itibariyle sanığın tam kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında, bu husus mahallinde tamamlanması mümkün noksanlık olarak, katılan …’ın gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki 1 ve 2 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Oluş itibariyle tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, yaralanmanın niteliği, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği dikkate alınmadan, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu, bir kişinin hayat fonksiyonlarına orta derecede etkili kemik kırığına yol açacak şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hüküm kısmında sanığa tayin edilen temel cezadan arttırım yapıldığı esnada, mağdurun kemik kırığına yol açacak şekilde yaralandığı göz önüne alınmaksızın, uygulanan Türk Ceza Kanunu maddesinin “89/2-b” yerine “89/2-e” olarak gösterilmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 2. paragrafındaki“ 89/2-e “ ibaresinin “ 89/2-b “ olarak değiştirilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.