YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28561
KARAR NO : 2013/14115
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Mağdur vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 234/2. maddesi gereğince, suç tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmemesi nedeniyle kendisine Baro tarafından vekil atanan mağdurun kanuni temsilcisi olan babasının, hükümden önce İzmir 17. Sulh Ceza Mahkemesi aracılığıyla gönderdiği 31.01.2011 hakim havale tarihli ve karar tarihinden sonra mahkemeye ulaşan dilekçesiyle sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, mağdurun babası hakkında verilen katılma kararının 5271 sayılı CMK’nın 243/1. maddesi gereğince hükümsüz kaldığı, 5271 sayılı CMK’nın 237. maddesinin 1. fıkrasında, “Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.”, 2. fıkrasında, “Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.” hükümlerine yer verilmiş olup, mağdur vekilinin, davaya katılma yönünde bir talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla; hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan mağdur vekilinin yaptığı temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Sanığın temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesi gereğince soruşturulma ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, sezgin küçüklerin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanmada 4721 sayılı Kanun’un 13 ve 16. maddeleri ile 15.04.1942 gün ve 14/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, CMK’nın 234. maddesi hükmü de nazara alınmak suretiyle küçüğün haklarını koruyucu şekilde yorumlanması gerektiği, mağdurun suç tarihi itibariyle 15 yaşını tamamlamış olması karşısında, kişiye sıkı sıkıya bağlı olan şikayet hakkının mağdura ait olması nedeniyle, mağdurun beyanı alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, şikayet hakkına sahip olmayan babasının ifadesinin alınmasıyla yetinilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.