YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/32089
KARAR NO : 2013/2005
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 765 sayılı TCK’nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 6 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve cezalarınertelenmesi
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin 04/10/2004 tarihi olduğu nazara alınmaksızın, gerekçeli karar başlığında, 29/09/2004 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Katılan vekilinin, temyiz isteminde bulunduktan sonra 28/02/2011 havale tarihli dilekçe ile, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükmün temyizinden 08/02/2011 tarihli, 4857 sayılı olur ile vazgeçtiklerini bildirmesi karşısında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede;
Sanık …’ın yurt dışında ikamet ettiği, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece doğal sit alanında bulunan Beykoz ilçesi, Paşamandıra köyü, 309 parsel sayılı taşınmazda ahşap ev yapmaya karar verdiği, bu hususta … Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi olan sanık … ile aralarında “kütük ev sözleşmesi” imzaladıkları, suç tarihinden bir hafta önce inşaata başladıkları, mahkemece icra edilen keşfe katılan mimar ve yüksek mühendis bilirkişiler tarafından ortak olarak düzenlenen rapor ile dava konusu taşınmazda yan yana iki adet, taş temel üzerine ahşap kütüklerle yapılmış çatısı, doğramaları, döşeme kaplaması, tesisatı ve izolasyonu tamamlanmış, çevre düzenlemesi ve teras imalatları bitirilmiş binalar yapıldığının belirlendiği, dosya kapsamı itibarıyla sanıkların sit alanına izinsiz olarak inşai ve fiziki müdahalede bulundukları sübuta ermekle birlikte, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında, lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla,
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi
olan 04/10/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.