YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/32783
KARAR NO : 2013/6795
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 2.730 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5320 sayılı Kanunun 6/1 ve CMK’nın 142/7. maddeleri gereğince kararın verildiği duruşmaya Cumhuriyet savcısının katılmaması suretiyle CMK’nın 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Davacının sahibi olduğu araca ve araçta bulunan tellere 05.04.2008 – 06.06.2008 tarihleri arasında haksız el konulması iddiasıyla 5271 sayılı CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince tazminat davası açtığı, tazminat istemine dayanak teşkil eden Ulubey Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/107 Soruşturma nolu dosyasında bahse konu … ve tellere ilişkin iade kararının 28.04.2008 tarihinde Ulubey Sulh Ceza Mahkemesince verildiğinin anlaşılması karşısında davacının zararının el koyma tarihi olan 05.04.2008 ile iade kararı tarihi olan 28.04.2008 tarihi arasındaki süreyi kapsayabileceği belirlenerek bilirkişi tarafından 2008 yılı vergi beyannamesine göre hesaplanan miktar üzerinden gelir kaybının saptanması gerekirken yazılı şekilde maddi zararın belirlenmesi,
b- Davacının 1 gün süreyle gözaltına alındığı ve bu yöndeki zararını da dava dilekçesi ile talep etmesine karşın 27.04.2010 tarihli celsede bu talebinden vazgeçtiği de nazara alınarak, manevi tazminat şartları bulunmadığı halde davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Muhalefet Şerhi:
Davacının aracına elkonulması nedeniyle piyasa koşullarına uygun araştırma yapılarak zarar kaybının belirlenmesi gerekir. Davacının bir önceki yıl vergi beyannamesi öngörülen resmi asgari bir oran olup bu hususun davacı aleyhine yorumlanmaması gerekir. Nitekim benzer uygulama olan kamulaştırmalarda en az üç kişilik bilirkişi heyetlerinden ayrı ayrı üç defa değer tespiti yaptırılarak raporlar alınarak mülk sahiplerine ödenecek miktarlar belirlenmektedir. Bu nedenle bozma kararındaki zarar kaybının vergi beyannamesine göre belirlenmesi yönündeki görüşe iştirak etmiyorum.