YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/32788
KARAR NO : 2013/6024
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 1.910,97 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının tazminat davasına dayanak teşkil eden Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/244 Esas – 1999/151 Karar sayılı dosyasında, 19.04.2002- 07.10.2002 tarihleri arasında 171 gün süreyle tutuklu kaldığı, talebe konu diğer dayanak dosya olan Genel Kurmay Askeri Mahkemesinin 2003/98 Esas- 2003/107 Karar sayılı dosyasında, 07.10.2002- 03.02.2003 tarihleri arasında 119 gün süreyle tutuklu kaldığı böylece davacının toplamda 290 gün süreyle tutuklu kalmasına ve bilirkişi raporunda davacının her iki mahkemeye ait davalar nedeniyle tutuklu kaldığı günlere ilişkin hesaplanan miktarlardan Genelkurmay Askeri Mahkemesindeki davadan tutuklu kaldığı sürenin göz önüne alınmayarak yalnızca Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/244 Esas – 1999/151 Karar sayılı dosyasında tutuklu kalınan sürenin belirlenmesi suretiyle eksik maddi tazminata hükmedilmesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 12.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi