YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/33627
KARAR NO : 2014/1457
KARAR TARİHİ : 24.01.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK’nın 62, 52, 51 maddeleri
uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15/11/1994 tarih ve 2325 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğine ilişkin kararın, belediye mutat vasıtalarıyla 23/12/1994-30/12/1994 tarihleri arasında ilan edildiğine dair tutanağın dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın, 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli bölgede bulunan taşınmazda bulunan evine ikinci katı çıkmak suretiyle fiziki ve inşai müdahalede bulunduğu iddiasıyla hakkında dava açıldığı, dosya kapsamında mevcut inşaat bilirkişi raporunda, dava konusu yapının 1,5 yıllık, yeni yapılmakta olan mesken olduğunun belirlendiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümde 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince iki sınır arasında temel ceza belirlenirken sanığın kişiliği, suçun işleniş özellikleri nazara alınmak suretiyle hapis cezasının asgari hadden belirlendiği gözetilmeksizin, aynı gerekçelerle adli para cezasının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki adli para cezası miktarının “5 tam gün”, ikinci paragrafındaki adli para cezası miktarının “4 tam gün”, üçüncü paragrafındaki adli para cezası miktarının “80 TL” olarak düzeltilip, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.