Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/33914 E. 2014/509 K. 15.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/33914
KARAR NO : 2014/509
KARAR TARİHİ : 15.01.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK’nın 62/1, 52/2, 51/1-3, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet.

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
26/02/2009 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 30/09/2009 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
Sanığa ait olan Kırklareli İli, Vize İlçesi, Kıyı Köyü, 203 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 13/05/1988 gün ve 36 sayılı kararı ve aynı kurulun 13/06/1996 gün ve 3168 sayılı kararı ile uygun bulunan koruma amaçlı imar planına göre 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş olan bölgede yer alan mevcut yapıya ek olarak, yeni bir inşaat yaptırdığının Vize Belediyesi görevlileri tarafından tespiti üzerine, sanık hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak, dosya kapsamında mevcut inşaat ve sanat tarihçi bilirkişisi raporundan, sanığın 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş bölgede yer alan, 203 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının ikinci katını yıktırarak, yığma tuğladan yeniden inşa ettirdiği, ahşap oturma çatı yaptırdığı, duvarların sıvasız yerlerin ise beton olduğu, sanığın eyleminin 2863 sayılı yasanın 9. maddesinde tariflenen şekilde inşaai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunduğunun belirtildiği, sanığın savunmasında, taşınmaz üzerinde bulunan evin tadilatı için herhangi bir kurumdan izin alınması gerektiğini bilmediğini beyan ettiği, taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde, suç tarinden evvel 1994 yılında beyanlar hanesine, korunması gerekli kültür ve doğa varlığı şerhinin düşüldüğü ve 2008 yılında sanığın tapuda satış vaadi sözleşmesi yaptırdığından bu şerhi bilmediğine ilişkin savunmasına itibar edilemeyeceği, ayrıca dosyada bulunan resimler incelendiğinde tespit tarihinden sonrada sanığın eylemlerini sürdürüp, inşaat halindeki evini bitirip oturuma hazır hale getirdiği; bu kapsamda sanığa atılı suçun sübuta erdiği ve mahkemenin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, beraatine ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, belirtilen hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hak yoksunluklarına ilişkin 6 ve 7. numaralı hüküm fıkralarının çıkartılarak, yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.