Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/5146 E. 2012/27659 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5146
KARAR NO : 2012/27659
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer, katılan vekilinin hükmolunan ceza miktarına ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya içeriğine göre; 20.05.2007 günü saat 13:45 sıraları meydana gelen trafik kazası sonrası hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanan ve tedavisi amacıyla en son götürüldüğü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde 22.05.2007 günü saat 11:00’de ölen …’ın, İstanbul Adli Tıp Kurumunda görevli adli tıp uzmanı refakatinde yapılan harici ölü muayenesi sonucunda, kesin ölüm sebebinin yapılacak otopsi sonucu belirlenebileceği belirtildiği halde, ölenin ölüm nedeninin belirlenmesi ve otopsi tutanağı Adli Tıp Kurumundan getirtilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- Taksirli suçlar yönünden temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, gerek keşif sonucu düzenlenen 03.11.2008 tarihli bilirkişi raporu ve gerekse İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 20.02.2009 tarihli raporunda sanığın tali kusurlu olduğu belirlendiği halde, yokuş aşağı gitmekte olan sanığın, fren mesafesini dikkate almadan seyretmekle, kazanın oluşumunda ölenle eşit kusurlu olduğundan bahisle, oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçelerle, temel ceza tayininde asgari hadden ayrılmak suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,

2- 5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, kaza yaptığını farkettikten sonra olay yerini terk etmeyen, savunmalarında olaydan dolayı pişmanlık duyduğunu ifade eden, bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kazanın oluşumunda tali kusurlu olup, dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası da bulunmayan sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, “ölenin ailesinin zararlarının giderilmediği” şeklindeki, kanunda yer almayan, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.