Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/6739 E. 2013/147 K. 07.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6739
KARAR NO : 2013/147
KARAR TARİHİ : 07.01.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-a,b,e, 62/1, 53/6. maddeleri gereğincemahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın idaresindeki körüklü belediye otobüsü ile meskun mahal içinde iki yönlü yolda seyri sırasında gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında yol kenarında park etmiş araçların sol yanından arkadaşı … ile ayrı ayrı bisikletler ile yan yana seyretmekte olan katılanın, otobüsün yanından geçişi sırasında park halindeki araçlar nedeniyle yol daraldığından otobüsün körük kısmına önce kolunun sonra bisikletinin kolunun takılması sonucu dengesini kaybedip düşerek otobüsün tekerinin üzerinden geçmesi sonucu nitelikli yaralandığı olayda; sanığın mahkemedeki katılanı korna ile uyardığı ancak katılanın yanındaki arkadaşıyla konuştuğu için kendisini duymadığı, kusurunun olmadığı yönündeki ve bu beyanı doğrulayan müştekinin arkadaşı …’nin kolluktaki katılanla ayrı ayrı bisikletlerle seyrederken konuştukları, yolun sağında park halinde araçların olduğu, arkalarından belediye otobüsünün geldiği, otobüs yanlarına gelince yolun daraldığı, sol tarafındaki katılanın sağa sola direksiyon hakimiyetini kaybedip otobüsün körük kısmına sürterek düştüğü yönündeki beyanlarına göre, kusur dağılımının değişebileceği ve sanığın kusuru konusunda kuşkuya düşüldüğü anlaşılmakla maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanığın olayda kusurlu olup olmadığının kesin olarak tespiti bakımından, uzman bilirkişinin katılımı ile kollukta dinlenilen tanıklar … ve …’nin de hazır edilerek olay yerinde keşif yapılıp, olay yeri şartları ve … trafik hareketleri gözlemlenerek bilirkişiden rapor alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden veya Teknik Üniversitelerin konu ile ilgili kürsülerinden seçilecek öğretim üyeleri ya da Karayolları uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de,
1- 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesinde yaptırım olarak hapis veya adli para cezası seçimlik olarak öngörülmesine karşın yasal zorunluluk bulunmadığı halde ve gerekçesi de gösterilmeksizin hapis cezasının tercihi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ile suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; tali kusurlu olup dosyaya olumsuz bir kişiliği yansımayan sanığın sabıkasının bulunmadığı, cezasında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı halde, “mağdurun tedavisi ile ilgilenmediği, umursamaz davranışlar gösterdiği nedeniyle bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmediği” şeklinde yasal olmayan yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.