Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/7115 E. 2013/1793 K. 22.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7115
KARAR NO : 2013/1793
KARAR TARİHİ : 22.01.2013

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı 30.04.2009 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 19.06.2009 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
1- Gerekçeli karar başlığında, katılan …’ın müşteki olarak gösterilmesi; suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Dosya içeriğine göre; her iki otomobil sürücüsünün hız kesmeden giriş yaptıkları ışık kontrollü kavşak mahallinde meydana gelen kazada, olayın oluş şekli ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacıyla, sinyalizasyon sisteminin çalışma şekli, ışıkların yanma süresi ve sıralamasının olay gün ve saati itibariyle nasıl düzenlendiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, karayolları trafik fen heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinden uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp, alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, farklı istikametten seyreden sanık ve ölen sürücüye aynı anda kırmızı ışık yanmasının mümkün olup olmadığı konusunda araştırma yapılmadan, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, üç kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edildiği halde, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.