YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7634
KARAR NO : 2013/3815
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin, sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiğine, sanık müdafinin ise, eksik inceleme ile karar verildiğine olayda sanığın tam kusurlu olmadığına, tayin edilen cezanın ertelenmesine ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargılama sırasında kendilerini farklı vekillerle temsil ettiren katılanlar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi,
2-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, ölü ve yaralı sayısı ile yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tamamen kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, üç kişinin öldüğü ve şikayetçi olan dört kişinin nitelikli derecede yaralanması hususu dikkate alındığında, olaydaki ölü ve yaralı sayısı, mağdurların yaralanma dereceleri ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, asgari hadden daha da fazla uzaklaşılarak, hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, yazılı şekilde ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/02/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.