Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/8481 E. 2013/464 K. 09.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8481
KARAR NO : 2013/464
KARAR TARİHİ : 09.01.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62, 50/1-f, 53/6 maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı 05.06.2009 tarihinde verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 03.07.2009 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince katılan vekilinin temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiş; UYAP işletim sisteminden temin edilen ve dosya içine konulan, sanığa ait sürücü belgesinin, suç tarihi itibariyle ve halen geçerli olduğu anlaşıldığından, sürücü belgesinin onaylı örneği getirtilmeden geri alma kararı verilmesi, bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, bilirkişi raporuna, ceza uygulamasına, sürücü belgesinin geri alınmasına ve eksik incelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5320 sayılı Kanunun 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinin “Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır” yönündeki açık hükmü karşısında katılan … vekilinin CMK’nın 239. maddesi uyarınca Baro tarafından atanmış olması nedeniyle katılan yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği, bu miktarın sanıktan yargılama gideri olarak tahsili gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından vekalet ücreti tayinine ilişkin 8. Bendin çıkartılması, yargılama giderleri bölümüne “226,00 TL zorunlu müdafii ücreti” ibaresi eklenerek “toplam 289,90 TL” ibaresinin “515,90 TL” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.