YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8493
KARAR NO : 2013/469
KARAR TARİHİ : 09.01.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 31/3, 62/1, 50/1-f, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan, suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine ilişkin hüküm, müdafii ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Soruşturma aşamasında ve kovuşturma safhasında talimat mahkemesince alınan beyanlarında şikayetçi olarak katılma talebinde bulunan ve suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan 23.10.1996 doğumlu küçük mağdur adına babası …’ın, karara bağlanmayan katılma isteminin mağdurun yaralanması eylemi nedeniyle ona velayeten olduğunun kabul edilmesi nedeniyle, mağdura atanan vekilinin ayrıca katılma isteminde bulunmaması ve bu konuda karar verilmemesi sonuca etkili görülmemiş, bu nedenle mağdur vekilinin temyiz istemi yerinde görülerek yapılan incelemede;
Babasına ait otomobili izinsiz olarak alan sürücü belgesiz suça sürüklenen çocuğun olay günü gündüz saat 17:30 sularında açık havada, bölünmemiş, 2 yönlü, 8,3 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, görüşe engel cismin bulunmadığı yolda idaresindeki otomobille seyir halindeyken önündeki aracı sollamaya çalıştığı esnada aksi kanıtlanamayan beyanına göre aracın tekerini kuma kaptırması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve kaldırımda bulunan mağdurlara çarpması şeklinde gelişen olayda bilinçli taksirin koşulları bulunmadığından tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiş; Suça sürüklenen çocuk için tayin edilen temel cezada, TCK’nın 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılırken hapis cezasının 5 ay 10 gün yerine 5 ay hapis olarak belirlenmesi, TCK’nın 62. maddesi uyarınca yapılan indirimin 5 ay 10 gün hapis cezası üzerinden yapılması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin süre tutum dilekçesinde belirttiği herhangi bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesi uyarınca, gönüllü olmak şartıyla mahkum olunan kısa süreli hapis cezasının yarısından bir katına kadar süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilebileceği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk ve müdafinden gönüllü olup olmadığı sorulmadan, hükmolunan hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.