Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/9215 E. 2013/2160 K. 24.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9215
KARAR NO : 2013/2160
KARAR TARİHİ : 24.01.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre;
1- Çocuk olan mağdurun tüm aşamalarda değişmeyen anlatımlarında, kendisine torpil diye tabir edilen patlayıcı maddeyi satan kişinin sanık olduğunu beyan ettiği, tanık …’nin gerek hazırlık gerekse duruşmadaki anlatımında, mağdur çocuk Beşir’in sanıktan aldığını söylediği torpil ile koşarak uzaklaştığını gördüğünü, hatta mağdura elinde ne var diye sorduğunda mağdur çocuğun ”patlayıcı var Haydar abiden aldım” diyerek uzaklaştığını beyan ettiği, sanık ile katılanın aynı köyden olup taraflar arasında iftira atmayı gerektirir herhangi bir husumetin de olmadığı tespit edildiği halde, dosya içeriğine, mağdur ve tanığın anlatımına, olayın oluşumuna uygun olmayan gerekçe ile sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- Mağdur …’e ilişkin 05/05/2008 tarihli Refahiye Devlet Hastanesince düzenlenen genel adli muayene raporunda, serçe parmak ucunun kopuk olduğu, kesin raporun ortopedi servisi tarafından verilmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen kesin rapor aldırılmadan dava açıldığı, Mahkemece aldırılan Erzincan Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 05/10/2009 tarihli raporunda ise, ise mağdurda meydana gelen yaralanmanın mağdurun duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yada yitirmesine yol açmadığının bildirildiği, ancak yaralanmanın niteliğinin belirtilmediği, bu şekilde mağdurun yaralanmasının 5237 sayılı TCK’nın 89. maddesi kapsamında niteliğinin kesin olarak saptanmadan eksik araştırma ile hüküm tesisi,
3- Suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve 5271 sayılı CMK’nın 234/2. maddesi uyarınca vekil atanması zorunlu olan mağdur … için vekil görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.