YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9220
KARAR NO : 2013/2149
KARAR TARİHİ : 24.01.2013
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde, sanığın yönetimindeki minibüste yolcu olarak bulunan katılanın inmek istemesi üzerine, sanığın aracını yerleşim yeri içinde bulunan Şuhut kavşağında durdurup otomatik kapıyı açtığı, katılanın kaldırıma indiği sırada düşerek, aldırılan adli rapora göre, orta (2.) derecede kemik kırılmasına yol açacak şekilde yaralandığı olayda, her ne kadar, sanık, kazanın, katılan araçtan indikten sonra meydana geldiğini, katılanın kaldırıma takılarak düştüğünü ve araçtan inildiği sırada hareket etmediğini beyan etmiş ve mahkemece sanığa kusur vermeyen bilirkişi raporu esas alınarak sanığın beraatine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda, sanığın aracının otomatik olarak açıldığı belirtildiği halde, katılana, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110. maddesine göre, katılanın aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak kuralını ihlal ettiğinden tam kusur verildiği, katılanın yaralanmasının, sanığın araçtan inmeden hareket etmesi nedeniyle düştüğü yönündeki beyanlarını destekler mahiyette olması, ayrıca bilirkişinin 16.10.2009 tarihli ek raporunda, sanığın, yerleşim yerinde bulunan ve durmanın yasak olduğu kavşak içerisinde yolcu indirdiğinden hatalı davrandığının belirtilmesi karşısında, her ne kadar mahkemece, sanığın kavşak içerisinde yolcu indirmesinin kazaya etki etmediği ve katılanın iddiası dışında sanığın hareket ettiğine ilişkin delil olmadığı gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanığın olayda kusurlu olup olmadığının kesin olarak tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinden veya üniversitelerin konu ile ilgili kürsülerinden seçilecek öğretim üyelerinden ya da kara yolları uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden alınacak rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.