YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10066
KARAR NO : 2013/13457
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : Manevi tazminat talebinin reddi,
Davacının manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının sahibi bulunduğu araca 03.08.2005 tarihinde el konulmasından dolayı 5271 sayılı CMK’nun 141. ve devamı maddeleri gereğince tazminat davası açıldığı, mahkemece 05.10.2007 tarih 2006/106 Esas – 2007/830 Karar sayılı hüküm ile davacının aracına haksız olarak el konulması neticesinde oluşan zararına karşılık davanın kısmen kabulü ile 3.000 TL maddi ve 500 TL manevi tazminat ile davacı ve davalıya ayrı ayrı 1.000 er TL maktu vekalet ücretine hükmedildiği, hükmün davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.10.2010 tarih 2008/9480 Esas – 2010/15577 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, bu ilamın manevi zarara ilişkin kısmı yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.04.2011 tarih 2011/7-2 Esas – 2011/52 Karar sayılı kararı ile “somut olayda davacının şüpheli olarak dahi ifadesi alınmamış olup, yanlızca tescil maliki olarak gözüktüğü araca suç şüphesi ile el konulmuş, özgürlüğünden yoksun kalmayan davacının, zilyetliği konusunda şüphe bulunan aracına el konulduğu iddiası ile sosyal çevresinde itibarının sarsılması söz konusu olmayıp, dolayısı ile manevi zararının da oluşmadığı öğretide de manevi tazminatın daha çok yakalama ve tutuklama koruma tedbirleri bakımından söz konusu olabileceği” gerekçesiyle 7. Ceza Dairesinin onama kararının manevi tazminata ilişkin bölümünün kaldırılmasına ve mahkeme hükmünün davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında davacının tazminata yönelik isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği, davanın kısmen kabulü halinde ise davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi ve davacının talebinin kısmen kabul edilmesine rağmen davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 2. bendin ve yargılama giderine ilişkin 3. bendinin hükümden çıkartılması, hüküm fıkrasına 2. bent olarak “Yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerine bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, isteme uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.